06 Nisan 2009

Çok Konuşmak, Az Yazmak, Gerçek Zamanlı Aramak


Twitter'ın geleceği hakkında bazı olası senaryolar öne sürülse de, twitter ve diğer micro-blogging servisleri trendleri değiştirebilecek ve taşları yerinden oynatacak bir kavramı ortaya çıkardı: Gerçek Zamanlı Arama (Real-Time Search)

İnsanlar gerçek hayatlarında daha çok konuşur, daha az yazar. Bunun hiç yazmayan veya yazıyla kendisini daha iyi ifade etiği için çok az konuşan örnekleri olsa da böyle bir genelleme yapabilirim sanırım. Bu konuşma eylemi de konuşulan kişilere göre daha özel veya an itibariyle daha gizli konular olabilir. Ama yazılanlar herkes tarafından okunduğu için daha resmi ve mümkün olduğunca daha özel konulardır. Bu durumda twitter'ı da konuşma ve yazma arası bir yerde konumlandırabiliriz.

Yakın zamandaki bir örnekten yola çıkarsam, bir gsm operatörünün genel müdür yarıdmcısının başka bir operatöre transfer haberi ilgili kişiler tarafından muhtemelen bir süredir bilinmekte ve "aramızda kalsın ama" ön kelimeleriyle konuşulmaktaydı. Bu süreç de resmi bir açıklama yapılana kadar devam eder. Ama bu haber ilk önce twitterda "dedikodu" olarak yayınlandı. Bu dedikodu kavramının anlamını, "çok gizli bir bilgi içermeyen ama usülen resmi açıklamaya kadar bilgilerin konuşulmaması" olarak daraltınca bu haber ilgi çekecek bir bilgi halini alıyor. Yine aynı şekilde konuşulabilecek kişi sayısı sınırlıyken bu dedikodu yazan kişinin takipçi sayısı kadar kişiye ulaşır.

Aynı şekilde uçak kazası, gmail'in servisindeki aksama, seçim sonuçları gibi haberler de en güncel şekilde buralardan konuşuldu. Bunu da şimdi yazarken farkettim, yazılmadı, "konuşuldu". Aslında anlatmak istediğim de buydu ama vurucu noktayı şimdi yazarken yakaladım :) Belki de micro-blogging yapanların blog yazılarındaki azalmanın sebebi de budur. Konuşma eyleminin yazma eyleminden daha fazla yapılması. Gelecek için düşünürsek bu denklem yazmanın azalacağı veya insanların gerçek hayatta daha az konuşacağı anlamına geliyor. Kağıt üstünde kötü. Bekleyip görelim.

0 yorum: